Hastur - Transport, Turizm, Ticaret -

(499) 150-93-42, (499) 159-09-18, (499) 159-09-19

   RUS | ENG | TUR
 
 

————

  RUSYA'DA TATİL  

————


RUSYA

Rusça-Türkçe yardımcı kılavuz...


Rusya 17 milyon metrekarelik bir alanla son derece büyük bir ülkedir. Doğudaki Çukotka Yarımadası’nda gün Moskova’dakinden 9 saat önce başlar. Rusya’yı boydan boya katetmek trenle 1 hafta, uçakla ise 10 saat sürer. Herşeyden önemlisi Rusya muhteşem bir coğrafyaya ve bu coğrafya üzerinde 25 milli park ve 84 doğal rezerve sahiptir. Ülke topraklarının yarısı ise ormanlarla kaplıdır.

Rusya’nın ulusal sembollerinden huş ağacına bu alanlarda sıkça rastlanır. Avrupa kıtasının en uzun nehri Volga, Rusya’yı boydan boya kateder. Ama Sibirya’da bulunan Amur, Lena, Ob ve Yenisey nehirleri Volga’dan daha uzundur.Dünyanın en büyük gölü olan Hazar da Rusya topraklarındadır. Okyanuslarla bağlantısı olmadığı halde tuzlu ve büyük oluşu, deniz sıfatının yakıştırılmasına sebep olmuştur. Dünyanın en derin tatlı su gölü Baykal ve Avrupa’nın en yüksek dağı Elbrus’ta Rusya sınırları içerisindedir.

Geçtiğimiz yıllarda özellikle Kazan, Samara, Pskov, Velikiy Novgorod, İzborsk, Mıyşkin, Rostov Velikiy, Suzdal, Torjok ve Velikiy Oustyug gibi kentler, son derece modern bir görünüme bürünürken, tarihi dokularını da muhafaza etmişlerdir.

Bütün Rusya şehirleri, Rusya misafirperliği ile ziyaretçilerini etkilerken, mimari ve edebi şaheserleriyle de baş döndürmeye devam etmektedir.

Herhalde yeryüzünde coğrafi ve beşeri faktörlerin bu kadar çeşitlilik sergilediği başka bir ülke daha yoktur. Rusya, ormanlarında ve çeşitli alanlarında barındırdığı canlı sayısı ve çeşitliliğinde de dünyanın sayılı ülkeleri arasında, hatta ilk sırada yer almaktadır.

Ülke geniş coğrafyasıyla turizmin her dalında hizmet verebilecek kapasite, tecrübe,

gerekli donanım ve altyapıya sahiptir. Sibirya’dan Kafkaslar’a, Baykal Gölü’nden Volga Deltası’na, Kamçatka Yarımadası’ndan Kuzey Kutbu’na kadar sonsuz genişlikteki topraklar, şehirler ve medeniyetler her talebi karşılayabilecek ender güzellik ve büyük bir gizeme sahiptir.

MOSKOVA

İlk resmi tutanaklarda 1147 yılında ismine rastlanan Moskova şehrinin 850 yaşında olduğuna inanılır. Bugün Belediye başkanının çalışma ofisinin karşısındaki alanda heykeli olan Prens Yuri Dolgoruki’nin (Uzun Kollu Yuri), şehrin kurucusu olduğu kabul edilir. Yedi tepe üzerine kurulduğuna inanılan şehirde bugün sözedilen tepelerden sadece biri olan ve 20 Kremlin kulesinden birinin bulunduğu Borovitsky Tepesi’ne rastlanabilir.

Yunanca’da ‘Dik Tepe’ anlamındaki Kremlin ve Kızıl Meydan Moskova’nın görülmeye değer mekanlarının başındadır. Eşsiz kuleleri ve duvarlarıyla büyük bir ihtişamı sergileyen Kremlin, İtalyan mimarlar tarafından tasarlanmıştır. Moskova Kremlin’i bugün hükümetin rezidansı olarak işlev görmektedir. Tarihi katedraller, silah dairesi ve eşsiz taş ve mücevher kolleksiyonuyla Elmas Fonu, Kremlin sınırları içerisindedir. 81 metre yüksekliğindeki Çar İvan Kulesi, 6.14 metre yüksekliğinde ve 202 ton ağırlığındaki Çar Çanı da bu sınırlar dahilindedir. Çar Çanı 1737 yılında, dökülüşünden kısa bir süre sonra, yakınlardaki bir yangını söndürmek için kullanılan suların teması yüzünden çatlamış ve büyük bir parçası kopmuştur. 40 ton ağırlığında ve gülleleri 90 cm . çapında ve birer ton ağırlığındaki Çar Topu da bu devasa görüntülere burada eşlik eder.

Moskova tam bir Metropolitan hüviyetindedir. Kuzeyden güneye 40, doğudan batıya ise 30 kilometre boyunca uzanır. 10 milyonun üzerindeki nüfusuyla Dünya’nın 5. kalabalık kentidir. Bir milyonun üzerindeki ziyaretçi de Moskova’da hergün ikamet etmektedir. 5 havaalanı, 9 tren istasyonu, 3 şehirlerarası otobüs garajı ve 2 liman Moskova’nın dışarıyla bağlantılarını sağlar. İlki 1935 yılında açılan Metro istasyonlarının sayısı 176’yı bulmuştur. İstasyonların sayısı her geçen yıl düzenli bir şekilde artmakta olan Metro ağının toplam uzunluğu 270 kilometre olup her gün 4 milyonun üzerinde yolcu taşımaktadır.

Yedi kızkardeş olarak nitelendirilen ve Stalin tarafından 1940 ve 1950 lerde inşa ettirilen dev binalar Moskova’nın silluetini oluşturur. İkisi konut olarak kullanılan bu binalardan en önemlileri, Serçe tepesindeki Moskova Devlet Üniversitesi (MGU), Dışişleri Bakanlığı binasi ve Ukrayna Oteli’dir. Bolşoy Tiyatrosu’nun binası da görülmeye değer görkemli mimari eserlerdendir. Moskova Sirkleri ve Moskova nehri ve bu nehrin bir kolu olan Yauza’nın üzerindeki köprüler özellikle geceleri turistler için ayrı güzelliklerin sergilendiği mekanlardır. Kırım Asma köprüsü belki de Moskova’daki en güzel köprüdür.

Şehrin en yüksek tepesi Serçe Tepesi’dir. 1980 Olimpiyatları’nın açılış seramonisine sahne olan platform, bütün şehri kuşbakışı izleme şansı sunar. Eskiden 500 olan kilise sayısı günümüzde 150’ye düşmüş,bunların ise sadece yüzü işler vaziyettedir.

Kızıl Meydan’daki St. Basil Katedrali, Kurtarıcı İsa Katedrali, içinde büyük Türk şair Nazım Hikmet’in de mezarının bulunduğu Novodeviçi (Yeni Kızlar) Manastırı mevcutlar arasında göze çarpan dini mekanlardır. Moskova, aralarında Kremlin, Pushkin Güzel Sanatlar Müzesi ve Tretyakov Modern ve Klasik Sanat Galerisi olmak üzere 60 tane müzeye sahiptir. Moskova 1990’lı yılların başından itibaren son derece modern bir çehre kazanmaya başlayan Avrupai bir şehirdir. İnşaat ve bina yenileme alanında büyük bir patlama yaşanan kentte, yüzlerce ticari bina, eğlence merkezi, iş merkezi, köprü ve kavşak inşa edilmekte ve modernizm yönünde dev adımlar atılmaktadır.

ST.PETERSBURG

Rusya’nın en Avrupai şehri olan ve adını Apostle Peter’den (Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri) alan ve Rusya’nın ilk imparatoru olan Büyük Petro

(Birinci Petro) tarafından kurulan St. Peterburg, 2003 yılında 300. kuruluş yıldönümünü kutladı.

Büyük Petro (1682-1725), Rusya tarihinin önemli şahsiyetlerindendir. Gerçek bir reformcu, akıllı, güçlü, enerji dolu ve merhametsizdir. Ülkesini Moskova Patrikliği’nden, büyük bir Rus İmparatorluğu’na dönüştürerek ne kadar büyük bir devlet adamı olduğunu kanıtlamıştır. Reformlarını son derece katı tutumlar sergileyerek hayata geçirme yoluna gitmiştir. Ülke onunla birlikte kaba sakallardan kurtulmuş, modern giysilerle tanışmış ve kahve içmeyi öğrenmiştir. İlk Noel ağacı da onun zamanında süslenmiştir.İki metre 4 cm . boya sahip olan Petro, farklı yeteneklere de sahipti.

St. Peterburg, Peter ve Paul Kalesi’nin temelinin atıldığı güne denk gelen 16 Mayıs 1703 tarihi, şehrin kuruluş tarihi olarak kabul edilir. Neva Nehri’nin kanallarının ortasındaki küçük bir adanın üzerine kurulan kale, hem Baltık Denizi’nden gelen saldırıları önlemiş, hem de şehri korumuştur. 1736 yılından günümüze kadar kalede her gün tam saat 12’de bir top atışı yapılır ve insanlar saatlerini bu top atışına göre ayarlarlar.

Rusya’nın ikinci büyük şehri, resmi olmamakla birlikte, Kuzey Venedik, Kuzey Palmira, Beyaz Geceler Şehri, Petropolis adlarını da taşır. Halk ise şehre kısaca Peter der. 1914-1924 yılları arasında Petrograd olarak bilinen şehir, 1991’e kadar Sovyetler’in ilk komünist liderinin adını alarak Leningrad olmuştur.

Şehir ilk etapta sadece Rusya’nın yeni başkenti olması için kurulmuştu. İsveç’lilerden kuzey toprakları geri alındıktan ve Baltık Denizi’ne inildikten,Aleksander Puşkin’in de dedigi gibi “Avrupa’ya bir pencere açıldıktan” sonra, Petro, Amsterdam şehrini model almaya başlamıştır. Bugün bile bir adacığın adı “New Holland”dır. Hollanda, İtalya, Fransa ve Almanya’dan en iyi mimar, heykeltraş, ressam ve mühendisler davet edilmiş, şehrin inşaası sırasında ilk 10 yılda 100.000 işçi hayatını kaybetmiştir. Çeşitli şehir mimarileri örnek alınmasına rağmen şehir kendine has bir çehre kazanmıştır.

St. Peterburg bugün dünyanın en güzel şehirleri arasındadır. 1918 yılında başkent sıfatını Moskova’ya devreden şehir, ikinci başkent olarak anılır. Nüfusu 5 milyonu aşan şehirdeki insanların, Rusya’nın en aydınlanmış toplumu olarak adlandırılmasının sebebi de, kendisinin bir açıkhava müzesi konumunda oluşudur.

Aynı Venedik gibi, St. Peterburg şehri bir sürü adacığa ayrılmıştır. Şehir planlamacılarının, Neva nehrinin kanallarının, şehri küçük parçalara ayırmasını engelleme çalışmaları sonucunda, adacıkların sayısı azalmaktadır. 19.yüzyılın başlarında 150’ye varan adacıkların sayısı, günümüzde 50’ye düşmüştür. Ayrıca 93 doğal ve suni kanal, şehrin hemen her bölgesinde akmakta ve bu sebepten dolayı, heryerde havuz ve göllere rastlamak mümkündür. Suyun bolluğu birçok şehir için artı kaynakken, St. Peterburg için kaygı oluşturur. Finlandiya’dan esen sert rüzgarlar, Neva nehrinin sularında ve haliçlerinde boy göstererek yaşam yerlerinde sel basmalarına sebep olur. Bu sel felaketlerinin en büyükleri, 1777, 1824 ve 1924 yıllarında gerçekleşmiştir. Son olarak 1955’te Neva Nehri, St. Peterburg şehrini boydan boya yıkamış, şans eseri kimse ölmemiştir. Eski zamanlarda selden korunmak amacıyla, dev bir su seddi inşa edilmeye başlanmış, fakat maddi imkansızlıklar ile çevreci grupların tepkisi yüzünden bir türlü tamamlanamamış ve dolayısı ile su taşkınları tamamen engellenememiştir.

St. Peterburg şehrini sembolize edecek şeyin ne olacağına dair halen bir fikir birliği yoktur. Burda yaşayan insanlarin bir kısmı, Senato Meydanı’nda bulunan, şehrin kurucusu Petro’ya adanmış “Bronz Atlı” heykelinin sembol olmasını önerirken, halkın bir kısmı da Saray Meydanı’nda bulunan ve Napoleon’a karşı 1812 yılında kazanılan zafere adanan Alexander Pillar heykelinin şehri en iyi sembolize ettiğini düşünür. Amiral Kulesi’nin dekoru olan “Altın Gemi”, Vassilievsky kavşağı’ndaki kolanlar, Peter ve Paul kalesinin ince ve sivri tepesi veya ünlü Mariinsky Tiyatrosu da düşünülen sembollerdir.

St. Petersburg şehrinde, Haziran’ın 11’inden Temmuz’un 2’sine kadar ünlü Beyaz Geceler Festivali sahne alır. Bu tarihlerde güneş tam olarak batmaz ve böylece insanlar müthiş şehir panoramasını izleyerek taş iskelelerde yürüyüş yaparlar. Ayrıca festival süresince, şehirde bulunan 342 köprüden 21’i havaya doğru açılır ve değişik bir görüntü sergilerler. Şehirde bulunan en uzun köprü 905.7m ile Alexander Nevsky köprüsüdür.Moyka Nehri’nin iki kıyısını birbirine bağlayan Mavi köprü ise 97.3m ile şehrin en geniş köprüsü olma özelliğini taşımaktadır. 1903 yılında, Fransız mimar Gustave Eiffel tarafından inşa edilen Trinity Köprüsü, St. Petersburg şehrinin en güzel köprüsüdür. Ayrıca yaldızlarla süslenmiş Banka Köprüsü ile Peter Klodt’un at üstündeki heykelinin olduğu Anickov Köprüsü de görülmeye değer köprüler arasındadır.

 Şehrin en zor günleri, Nazi askerlerinin Leningrad şehrini 900 gün boyunca ablukaya aldığı zamanlardır. 1941-42 yıllarının müthiş bir soğuk ve açlık içinde  geçen kış aylarında, savaş ve hava şartları sebebiyle 640.000 kişi hayatını kaybetmiştir. Leningrad kuşatması zamanında hayatını kaybeden  insanlar, Piskaryovka ve Seraphim anıt mezarlarına gömülmüştür.

Şehrin ana caddesi olan Nevsky Prospekt, 4.5 km uzunluğunda olup, modern ve son derece eleganttır. Bu cadde ayrıca dinsel tören yürüyüşlerinin gerçekleştiği yerdir. Ermitaj Müzesi, dünyanın en büyük müzeleri arasındadır ve St. Peterburg şehrine ziyarete gelen herkesin mutlaka görmesi tavsiye edilir.

Görülmeye değer diğer yerler: tarihi Rusya Müzesi, 101.5m yüksekliğinde olan   St. İsaac Katedrali, giriş kapısı ile ünlü Yaz Bahçesi ve Rus İmparatorlarının gömülü olduğu Peter ve Paul Kalesi’dir. Kunstkammer Müzesi, en ilginç müzelerden biridir ve Büyük Petro zamanından beri alkol içinde bozulmadan korunmuş, kusurlu ve hastalıklı ceninlere rastalamak mümkündür.

Yaklaşık 14.000 eseri barındıran Ekmek Müzesi, Arctic ve Antartic Müzeleriyle aynı yerdedir. Rus edebiyatı hayranlarının bileceği gibi, St. Petersburg Puşkin ve Dostoevsky’nin şehridir. Nobel ödüllü şair Joseph Brodsky ile besteci Rahmaninof, Prokofiev ve Şostakoviç’de burada yaşamışlardır. Pulkovo uluslararası havaalanı, Kuzey Rusya’daki en büyük havaalanı olup, Avrupa’dan Güney ve Güney Doğu Asya’ya uzanan bölümde “Hava Kapısı” olarak adlandırılır. Pulkovo havayolları 46 Rus şehrini ve ayrıca 84 uluslararası havaalanını güzergah olarak kullanır. Rusya dışında 40’dan fazla temsilciliği vardır. St. Peterburg şehrinin civarı romantizm kokarken Paris ve Berlin şehirleri kadar da güzeldir. Her sene, Mayıs ayı sonunda Peterhoff’da düzenlenen Fıskiye Festivali görülmeye değer, Pavlosk, Oranienbaum ve Gatçina’nın dar sokaklarında yürümek oldukça keyif vericidir. Naziler zamanında Rusya’dan çalınan ve yenisi inşa edilen eşsiz Kehribar Odası, Tsarskoye Selo’daki Katerina’nın lüks sarayındadır. Moskova’nın aksine St. Peterburg, sakin ve huzurlu bir şehirdir. Ama ne yazık ki, güneşli günlerden çok soğuk ve yağmurlu havalar yaşanır. Havalar nasıl olursa olsun, burada yaşayanların dediğine göre, St. Petersburg’a aşık olmamak mümkün değildir.

GOLDEN RING-ALTIN YÜZÜK

Moskova’nın kuzey-doğusunda bulunan ve Rusya’nın politik ve kültürel hayatını şekillendirmiş olan  kasabaların oluşturduğu zincirden müteşekkil Altın Yüzük, bugün popüler bir turistik bölgedir. Vladimir ve Suzdal kasabaları turistlerin en uğrak yerleridir.Altın Yüzük şehirlerini bütünüyle gezmek yaklaşık iki hafta alır. Mimari yapılarıyla,uçsuz bucaksız kırsal manzaralarıyla ve hiç bozulmamış güzelliği ile Altın Yüzük bölgesi, Rusya’da özellikle kentleşme öncesinde çok popülar yerler arasındaydı. Altın Yüzük turları genellikle Moskova’da başlar ve eski Yaroslavl yolundan ilerler. İlk durak olan Sergiyev Posad Moskova’dan yaklaşık 70 km mesafededir ve Kutsal Üçlü Manastırı (Lavra) ile ünlüdür. Lavra kelimesi Yunanca “En Ulu Manastır” anlamına gelir. Sergiyev Posad’daki yerleşim birimi St. Sergius (1322-1392) tarafından kurulmuştur. Uzun zaman boyunca Rusya’nın dinsel başkenti veya “Rus Vatikan’ı” olarak adlandırılan bu kasabada, Rus Ortodoks’unun manastırı ve müzesi görülmeye değerdir.

Dikkate değer bir diğer kasaba olan Aleksandrov Moskova’dan 100 km mesafededir. 16. yüzyıldan kalma Yunan parşomenleri, Latin araç-gereçleri ile İbranice el yazmalarından oluşan, çok büyük bir kolleksiyona sahip ve Korkunç İvan’a ait kütüphaneye, son olarak Alekdandrov Slobada’da rastlanmıştır. Zamanın bilim adamları ve çağdaş Moskova Çarları, bu bölgeye gelerek kütüphaneyi incelemek istemişler ama esrarengiz bir şekilde kütüphanenin ortadan kaybolduğunu görmüşlerdir. Bu olayın esrarı halen çözülememiştir. Bugünlerde bu bölge altın arayıcıları ve hafiye roman yazarlarının en çok ilgisini çeken yerdir.

Genç İmparator Petro’nun, 3 asır önce Rus donanmasını bir süre barındıran Plesceyevo Gölü’nün kıyısında bulunan Pereslavl-Zalessky kasabası, eski kilise ve manastırlarıyla ünlüdür. Petro’nun yönettiği yelkenli, kasabanın mizesinde sergilenmektedir. Pleşçeyevo Gölü aynı zamanda rapuşka (som türü bir balık) denilen bir balıkla da ünlüdür. Normalde okyanuslarda yaşayan bu balık türünün, buzul çağlarda bir şekilde göle vardığı ve burada üremeye devam ettiği tahmin edilir.

Rusya’nın kuzeydoğusundaki en eski kasaba, Rostov Velikiy’dir. 862 yılında kurulduğu, el yazmalarına dayanarak tahmin edilir. Kasaba, aynı zamanda “Çamur Gölü” de denen Nero Gölü’nün kıyısındadır. Dibinde 20 metrelik bir çamur  tabakası bulunan gölden çıkarılan çamur, tarlalarda gübre olarak kullanılır. Rostov Kremlin’in beyaz taştan inşa edilmiş kuleleri, Nero Gölü’nde yansır.

Mıyşkin diğer bir Altın Yüzük kasabasıdır.Söylentiye göre, Prens Uhotsky avlanma sonrası dinlenmek üzere göl kenarına uzanmış, tam uyumak üzereyken yüzünde gezinen bir fareyi farketmiş, gözlerini açtığında bir engerek yılanının kendisine saldırmak üzere olduğunu görmüştür. Bu şans eseri kurtuluştan sonra, kendisini kurtaran farenin şerefine, tam bu noktaya bir şapel inşa ettirmiştir. Zaten Mıyşkin Rusça’da fare anlamına gelir. Mıyşkin kasabası dünyanın tek Fare Müzesini, Valenki Müzesini (keçeden yapılmış çizme) ve dünyaca ünlü olan votka markası Peter Smirnoff’a adanmış Votka Müzesini barındırır.

Ugliç kasabası, Yaroslavl bölgesinde bulunan ve 16. yüzyılda Korkunç İvan’ın oğlu Dimitri’nin esrarengiz ölümüyle tanınan bir yerdir. Burda yaşayanların inanışına göre, Dimitri bilerek çıkartılan bir isyanda sıkıştırılarak, merhametsizce ezilip öldürülmüştür. Olaydan sonra insanları biraraya toplamaya yarayan kilise çanı görevlisi kırbaçlanmış ve çan Sibirya’ya gönderilmiştir. Yıllar sonra bölgeye geri getirilen çan, Ugliç Kremlini’nde sergilenmektedir.

Kostrama kasabası, Ortacağ’da ketenden üretilen kumaşların ünüyle “Kuzeyin Keten Başkenti” ismini almıştır. Yabancı tüccarların uğrak bir mekanı olan Kostroma ihtişamını bugün bile muhafaza etmektedir. Moskova gibi Yuryev-Polsky kasabası da Prens Yuri tarafından kurulmuş ve ismini ondan almıştır. Bereketli topraklara sahip olan kasaba, özellikle çifçileri buraya çekmiştir. 1234 yılında, Altın Yüzük’ün incilerinden biri olarak kabul edilen St. George Katedrali burada inşa edilmiştir. Bugünlere kadar ulaşan ender beyaz taşlı mimari yapı olan katedral, göçebe aşiretler tarafından yağmalanmayan yegane tarihi binalardandır. 12. yüzyıldan kalan bozulmamış ve Rusya’daki en uzun kale duvarı da bu kasabadadır.

Yaroslavl kasabası ise Prens Yaroslav tarafından MS 1010’de kurulmuştur.Bu kasaba orijinal mimarisiyle günümüze ulaşmış en güzel kiliselere ve 16. yüzyıla ait manastırlara ev sahipliği yapar. Volga nehri üzerindeki bu kasaba, Rusya tarihindeki ilk Hıristiyan kasaba olup, Rusya Federasyonu tarafından 17. yüzyılın başkenti olarak adlandırılmıştır.Rusya konseyi bütün ordularını topladığı bu kasabada bir de darphane kurmuştur. 20. yüzyılın başlarında Yaroslavl kasabası, Rusya genelinde, kiliselerin sayısı itibarıyle kiliseler şehri olarak anılmıştır.  Temmuz 2005’te kasabanın tarihi mekanları UNESCO Dünya Mirasları listesine dahil edilmiştir. Volga kıyısına 19. yüzyılda inşa edilmiş kıyı şeridinde yürüyüş yapmak, turistler icin özel ve tercih edilen bir aktivitedir. Yaroslavl aynı zamanda Rusya’nın en çok dikkat çeken müzelerinden birine sahiptir.

Hz. İlyas müzesi, Rus mimarisinin incilerinden biri olup, 17. yüzyıla aittir.Bu müze eşsiz freskleri ve ikonaları ile ünlüdür. Ayrıca Rus edebiyatının en büyük el yazmalarından biri olduğu kabul edilen ve 12. yüzyıla ait olan ‘İgor’un Seferberlik Hikayesi’ bu müzede sergilenmektedir. Müzenin çan kulesi yaklaşık 40 metredir ve insanların kasabayı izleyebilmesi için halka açıktır.

Kasabanın 17. yüzyıldan kalma kiliseleri ile süslenmiş tarihi bölgeleri büyük güzellikler sergilemektedir. Rusya’nın para birimi olan Ruble’nin en değerli banknotu olan 1000 ruble, Yaroslavl kasabası ile isimlendirilmiştir. John Mostoslavski’nin yakın bir geçmişte kurulmuş olan ve antika gramafon, antika saatler ve çesitli çanlar sergilenen ‘Müzik ve Zaman’ adlı şahsi müzesi, Volga Nehri üzerinde en çok ziyaret edilen yerler arasındadır. Yaroslavl ayrıca Rus tiyatrosunun doğduğu yerdir. Ağustos aylarında Uluslararası Koro ve Çan Müzikleri Festivali düzenlenir.Bütün bir hafta boyunca bölgede bulunan tüm kiliselerden çan sesleri yükselir. Ayrıca Yaroslavl kasabası son yıllarda konferans turizminde büyük adımlar atmış, dolayısı ile yeni açılan oteller her türlü konferans ve toplantıya ev sahipliği yaparlar. 2010 yılında 1000. kuruluş yılını kutlayacak olan Yaroslavl kasabası, Rusya Federasyonu ve Rus Ortodox yaşamını bire bir yansıtır.

1024 yılında kurulan Suzdal kasabası, senelerce birçok değişime uğramış, fakat kendi özünü hep korumuştur.Bir zamanlar prenslik şehri ve aynı zamanda sessiz bir taşra köyü olan Suzdal son 250 yıl içinde sınırlarını aynen muhafaza etmiştir. Kasabada bulunan yaklaşık 200 mimari eser, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti buraya çekmektedir. Birçok hediyelik eşya satan dükkanı barındıran kasaba aynı zamanda Rus peri masallarında ve şiirlerinde adı geçen ünlü Medovuha’nın (mayalanmış bal ve sudan yapılan alkollü bir içki) da yapıldığı yerdir. Altın Yüzük’teki son şehir, 12-14. yüzyıllar arasında Rusya’nın başkenti olan Vladimir şehridir. Bugün Vladimir büyük bir endüstriyel şehir olmasına rağmen, muhteşem Altın Kapı’sı ve ikonları ünlü Rus ressam Andrey Rublyov (15. yüzyılın sonu) tarafından boyanan büyük Meryem Ana Katedrali’ni görmek için birçok ziyaretçiyi kabul eder. 1165’te Nerl nehri’nin kıyısına inşa edilen Kutsal Ana kilisesi de Vladimir şehrinden 14 km . uzaklıkta olan Bogolyubovo kasabasındadır. Günümüze kadar hiç bozulmadan ulaşan ve 6 metre yüksekliğindeki bir tepeye inşa edilen kilise, Klyazma ve Nerl nehirlerinin kesişim noktalarına 2 km’lik keyifli bir yürüyüş mesafesindedir.

VOLGA

Rusya’yı tanımanın en güzel yollarından biri de, orman ve muhteşem tabii güzelliklerle bezenmiş uçsuz bucaksız topraklarında kilometrelerce akan nehirlerde bir tura çıkmaktır.

Rusya’nın çeşitli bölgelerine yapılan nehir turlarının en beğenilenleri, kuzey-batı Rusya, Sibirya ve ünlü St. Peterburg ve Volga-Baltık kanallarındaki gezilerdir. Rus nehir turları servis ve konfor bakımından son derece mükemmeldir.Bu turlara hizmet veren 3-4 katlı tekneler yaklaşık 300 kişiyi taşırlar. Bütün gezi teknelerinde fitness salonları, sauna, bar ve restaurantlar bulunur.

Nehir turlarının büyük çoğunluğu “5 Denizin Limanı” adı verilen Moskova’da başlar.20. yüzyılda inşa edilen ve Moskova’yı Azov, Hazar, Karadeniz,Baltık ve Beyaz Deniz’e bağlayan suni kanallar Moskova’ya bu ünvanı kazandırmıştır.En çok ilgiyi gören tur Moskova’dan St. Peterburg’a uzanan güzergah üzerinde yanaşılan Ugliç, Yaroslavl, Kostrama, Rusya’nın kuzeyinde bulunan Goritsky Tapınağı ile St. Kiril Belozyorski manastırlarıdır. Bir diğer tekne turu ise misafirlerini Kiji ve Valaam ile Karelya’nın başkenti Petrozavodsk’a ulaştırır.

Moskova-Astrahan arasında olan güzergahta ise, Volga nehri üzerinde Nijniy Novgorod, Samara, Ulyanovsk, Sizran, Saratov ve Volgagrad (Stalingrad) şehirleri bulunmaktadır. II. Dünya savaşında Ruslar için hayati bir önemi olan Stalingrad Savaşı’nın kahramanlarına adanmış ‘Memleket Ana’ adındaki muhteşem eser görülmeye değerdir.



RUSYA`DA TATIL
MOSKOVA:
  • Bütün Kategorilerdeki otellerde konaklama
  • Geziler:

    - Şehir turu
    - Silah Dairesi
    - Elmas Fonu
    - Kremlin (katedraller) + Silah Dairesi
    - Tretyakov Galerisi
    - Puşkin Güzel Sanatlar Müzesi
    - Novodeviçi Manastırı
    - Kalomenskoye Malikhanesi
    - Kuskovo
MOSKOVA CİVAR BÖLGESİ:
Her kategoride tatil köyleri, pansionlar ve sanatoryumlar. ALTIN YÜZÜK ŞEHİRLERİNE OTOBÜS GEZİLERİ:
Çeşitli güzergahlarda Rus tarihinin ve mimarisinin en iyi örneklerinin sergilendiği şehirlere ve yerleşkelere turlar:

2 gün / 1 gece
Suzdal – Vladimir
Vladimir – Bogolyubovo – Suzdal
Kalomna – Konstantinovo – Rizan
Tula – Yasnaya Polyana – Kazlova Zaseka  
3 gün / 2 gece
Velikiy Novgorod – Vışniy Volaçek – Valday
Sergiyev Pasad – Aleksandrov – Vladimir – Suzdal
4 gün / 3 gece
Vladimir – Bogolyubovo – Suzdal – Kostroma – Yaroslavl – Rostov Velikiy – Pereslavl Zalesskiy – Sergiyev-Posad 8 gün / 7 gece Kalomna – Riazan – Gus Hrustalnıy – Murom – Nijniy Novgorod – Gorohovets – Vladimir – Bogolyubovo – Suzdal – Kidekşa – Plyos – Kostroma – Yaroslavl – Rostov Velikiy - Pereslavl Zalesskiy – Sergiyev-Posad MOSKOVA NEHİR GEZİSİ
Moskova nehri’nde son derece konforlu teknelerle geziler,kutlamalar,eylencelerve toplantılar ST. PETERSBURG
  • Bütün Kategorilerdeki otellerde konaklama
  • St. Petersburg ve civar kentlerdeki müze, tarihi ve dini mekanlara yaya veya otobüsle geziler:

    - 
    Hermitaj Müzesi
    - Kan Katedrali
    -  Yusupov Saray Müzesi
    -  Menşikovski Sarayı
    -  Rus Müzesi
    -  İshak Katedrali
    -  Petropavlovskaya Kalesi
    -  I. Petro’nun Müze evi 
    -  Merkez Askeri – Deniz Müzesi
    -  Avrora Kruvazörü
    -  Büyük Petro Antropoloji ve Etnografya Müzesi
    -  Zooloji Müzesi
    -  Fıskiyeli Ev
    -  Puşkin’in Müze Evi
    -  St. Petersburg Bölge Park ve Sarayları
    -  Petergof Müze ve Milli Parkı
    -  Çarlık Kasabası (Puşkin Şehri)  Milli Parkı
    -  Pavlovsk Müze ve Milli Parkı
    -  Gatçina Müze ve Milli Parkı


  Hastur

 Şirket hakkında

 Müşterilerimiz

 Fotoğraf Albümü

 Videolar

 Erişim

  Transport

 Filomuz

 On-line sipariş


 Kontrat

  Turizm

 Transferler


 Volga Turları

 Oteller

 Restaurantlar

 Müzeler

 Tiyatrolar

 Sirkler

 Vize

 Şehir Turları

 Rehber – Tercüman

 Teşvik Turları

 Uçak Bileti

 Rusya’da Tatil

  Fenerbahce

Video...

  Çekiliş  
     Şirketimiz Pamukkale’deki 5 yıldızlı Spa Hotel Colossae Thermal için ücretsiz tatil çekilişi düzenlemektedir.

Talihli numaralar...


  Uçak Bileti
     Hastur Türk Havayolları’nın Moskova’daki acentalarının arasına katıldı.



  Ticaret

 Asas Filter

 Ürünler

 Bayilik


  Haberler


15.03.06
Hastur Rusya’da taşımacılık sektöründe 10. yılını doldurdu.

20.03.06
Şirketimiz Pamukkale’deki 5 yıldızlı Spa Hotel Colossae Thermal için ücretsiz tatil çekilişi düzenlemektedir.
Katılım şartları...

15.03.06
Hastur Rusya’nın taşımacılık devleriyle yarışıyor Şirketimiz kara, hava, deniz ve demir yolları taşımacılığında Rusya’nın liderinin seçileceği yarışmada ‘Kara Taşımacılığı’ dalında ‘Zolotaya Kolesnitsa’ ödülünün en büyük adayları arasında yer alıyor.

10.03.06
İnteraktif Moskova turu.


10.12.05
Moskova Belediye Başkanı Yuri Lujkov Hastur otobüslerini tercih ediyor.


  Hatırlatma
    Tarih:
  21/11/2017
  USD Kuru:
  1USD=59.46RUR
  EURO Kuru:
  1EURO=69.82RUR
 
 
Copyright © 2004—2006 OOO «Hastur»
Powered by X-NOVA
Rambler's Top100 Moskova, 21.Leningradkoe sh, 51